1802’de hastalıklı ve cılız bir çocuk olarak dünyaya gelmiş. Daha okula başlamadan, yalnızca bakmakla harfleri öğrenmiş. Okuma yazma öğrenir öğrenmez ise şiir yazmaya başlamış J

14 yaşındayken manzum bir tragedya yazmış, daha sonra ise 3 bölümlük bir melodram.

XIV yüzyılda Portekiz’de geçen oyunun konusu- evli olan Portekiz kralı Don Pedro’nun Ines de Castro’ya olan aşkını ve bu durumun yol açtığı duygusal ve siyasal sıkıntıları anlatır.

15yaşındayken (1817) Fransa Akademisi’nin düzenlediği ödüllü şiir yarışması için üç yüz mısradan oluşan bir şiir kaleme almış. Ama Akademi üyeleri 15 yaşındaki bir çocuğun böyle bir şiir yazamayacağını düşünüp, ödülü başkasına vermiş.

Ertesi yıl tekrar yarışmaya katılan Victor Hugo iki ödül birden kazanır.

16 yaşındayken, 15 gün içinde Bug-Jarger adlı bir roman yazar. Yani daha o yaşlarda şaşırtıcı derecede rahat ve hızlı yazar J

Liseyi bitirdikten sonra babasının karşı çıkmasına rağmen kendini tamamen edebiyata verir.

Kardeşlerinin kurduğu bir dergide eleştiri yazıları yazmaya başlar.

1822 yılında ‘’Odes de Ballades’’ adındaki eseri parça parça dergide yayımlanır. 18 kral Louis, kendisi hakkında söylenen kimi şiirlerden mutlu olur ve özel ödenekten Hugo’ya maaş bağlar. Bu maaş da onun evlenmesini kolaylaştırır.

Çok çalışkandır, sürekli yazar. 1826 yılında kitap olarak basılan ‘’Odes et Ballades’’in önsözünde Hugo, o zamanlar edebiyatçılar arasında geçerli olan yazılış yöntemine dolaylı olarak dokundurmalarda bulunur, edebiyatın kayıt altına alınamayacağını vurgular.

Çok eleştirilir, ama aldırmaz. Hugo’nun kurduğu yeni tarz Romantizmdir.

Yeni tarzda yazdığı oyunları beğenilmez, yuhalanır, ama o vazgeçmez. Yazmaya devam eder.

Oyunları arasında en fazla rağbet gören ‘’Ruy Blas’’tır. 1843 yılında ‘’Burgraves’’ adında çok abartılı bir dram yazar. Sahnelendiğinde büyük bir ilgiyle karşılanır, ama bu oyundan sonra tam 39 yıl hiç tiyatro eseri yazmaz.

Zaten Victor Hugo tiyatro ve romanlardan çok, şiirlerindeki yetenekle ünlü olmuş ve sevilmiştir.

1829 yılında ‘’Bir mahkümun son günü’’ adlı romanı yayımlanır. İdama mahküm olan bir adamın cezası yerine getirilmeden önce geçirdiği birkaç saatte hissettiklerini dile getirir.

Yazdığı her romanla başarısı kat kat artmış.

1841 yılında Akademi adaylığı kabul edilmiş. Orada yaptığı konuşmasını şöyle bitirmiş:
‘’Okullar, tezgahlar, kütüphaneler aracılıyla halkı eğitmek, yasa ve bilim sayesinde yavaş yavaş insanların durumlarını değiştirerek iyileştirmek, işte her doğru düşünce sahibinin emelleri, bu noktada özgü olmalıdır…’’

1845 yılında kral Louis Phillipe Hugo’ya sanat üyeliği verir. Senato’da yaptığı ilk konuşmasında ise Güzel Sanatlarla uğraşanların haklarını savunur.

1848 yılında düşüncelerini yaymak için gazete kurar, sloganı da :’’ Kargaşalıktan şiddetle nefret etmek, halka sevgi göstermektir’’ J

Victor Hugo, Napoleon’u sevmez ve ona karşı konuşmalar yapar. Bundan dolayı sürgüne gönderilir, hatta Napoleon onu öldürüp, başını getirene ödül vereceğini açıklar.

1852 yılında ‘’küçük Napoleon’’ kitabı yüzünden Belçika’dan da sürgün edilir.

İngiltere gider ve yine Napoleon aleyhinde olan ‘’Les Chatiment’’ eserini yazar. Bu esert de çok satılır, ama oradan da sürülür.

Bu dönemde ‘’Sefiller’’ eserini yazar ve birçok dilde çevrilip, basılır.

Yazı yazmanın yanı sıra, Hugo kendisiyle birlikte yurtlarından ayrılmış olanların uğradıkları sefilliği gücü yettiği kadar kolaylaştırmaya çalışmış. Haftada iki defa evine yoksul çocukları toplayıp, ziyafet verirmiş.

Victor Hugo ancak 1870 yılında Fransa’ya döner ve halk tarafından büyük bir coşkuyla karşılanır.

Kendisi pek istemese de 1871 yılında Seine eyaleti tarafından milletvekili seçilir. Genel mecliste gelecekteki barış için oy kullanır, ama meclisin çoğunluğu sağ taraf üyelerinden olduğu için konuşma yapmasına izin verilmez o da istifa eder.

1878 yılında Senato’ya seçilir. Sol taraf üyeleri arasında yer alır ve politik suçlamalarla mahküm edilenler hakkında bir tasarı sunar. Genel af önerir, ama kabul edilmez.

Bu arada da sürekli yazar. Geceleri yatağın başında bir parça kağıtla bir kalem bulundurur. Zihninde bir düşünce doğduğu zaman, karanlıkta bile olsa not alırmış…

82 yaşına kadar da yazmaya devam eder.

Onun kadar çalışkan, onun kadar insan sever bir adam o yıllarda Avrupa’da ve dünyada pek nadir bulunurmuş J

Victor Hugo 85 yaşında ölür ve ölümü sadece Fransa’da değil, bütün dünyada üzüntü yaratır.

Vasiyetinde öldüğü zaman yoksullara 50 bin frank verilmesini, cenazesinin yoksullar için kullanılan tabutla götürülmesini ve hiçbir kilisede kendisi için ayin yapılmayıp, herkesin onun için dua etmesini vasiye etmiş ve Allah’ın varlığına inandığını eklemiştir.

 

Bu yazıyı beğendiniz mi? Yeni yazılarım mail adresinize gelsin!