Okulun ilk günü, ilk derste profesörümüz önce kendini tanıttı, sonra “Bu yıl, yepyeni bir öğrencimiz var. Çok ilginç biri, bakalım bulabilecek misiniz?” dedi.

Ayağa kalkıp etrafıma bakınmaya başlamıştım ki, yumuşak bir el omzuma dokundu. Döndüm…

Yüzü iyice kırışmış yaşlı bir hanımefendi bana gülümseyerek bakıyordu ?

” Ben Rose. 87 yaşındayım. Madem tanıştık, seni kucaklaşabilir miyim?” dedi.

Güldüm. ” Tabi” dedim.

Öyle sımsıkı sarıldı ki…

“Bu kadar genç ve masum yaşta üniversiteye niye geldin?” diye şaka yaptım.

Minik bir kahkaha ile yanıtladı:” Buraya zengin bir koca bulmaya geldim. Evlenip, birkaç çocuk doğuracam. Sonra emekli olup, dünya turuna çakacağım…”

Dersten sonra kantine gidip, birer sütlü çıkolata içtik. Hemen arkadaş olmuştuk.

O günden sonra sınıftan hep birlikte çıktık, kantinde oturup sohbet ettik.

Öyle akıllı ve öyle deneyimliydi ki, onu dinlemekle, derslerden daha çok şey öğrendiğimi hissediyordum?

Sömestr boyunca Rose kampüsün ilahisi oldu ? Nereye giderse etrafı çevriliyor, çok çabuk arkadaş ediniyordu.

Rose hayatını yaşıyordu. Hepimizden daha canlı, daha dolu dolu yaşıyordu.

Sömestır sonunda, Fıtbol Balosuna davet ettik onu. Konuşma yapmadı için…

Konuşmasını önceden hazırlamış ve bir yığın karta Kocaman Kocaman yazmıştı.

Elinde bu deste ile yürürken, birden kartları elinden düşürdü. Şaşkın, biraz da utanmış mikrofona doğru eğildi…

” Özür dilerim. Buraya gelmeden önce heyecanım yatışsın diye bir duble viski içtim. Sonucu görüyorsunuz. Şimdi bu kartları toplasam bile, onları yeniden sıraya koymam mümkün değil. Onun için en iyisi size aklımda kalanları söyleyeyim”.

Bardaktan bir yudum su içti ve konuşmaya başladı…

“Yaşlandığımız için eğlenmekten, oynamaktan, yaşamaktan vazgeçmeyiz. Eğlenmek, oynamak ve yaşamaktan vazgeçtiğimiz için yaşlanırız.

Genç kalmanın, Mutlu olmanın sadece dört sırrı vardır: Her gün gülmek ve yaşama katacak mizah bulmak. Bir rüyamız olmalı mutlaka!

Rüyalarınızı kaybettiniz mi, ölürsünüz.

Etrafımızda dolaşan pek çok kişi aslında ölü ve bundan kendilerinin bile haberi yok.

Yaşlanmakla, büyümek arasında çok büyük bir fark vardır ?

Eğer 19 yaşındaysanız ve bir yıl hiçbir şey üretmeden, hiçbir şey yapmadan sırtüstü yatarsanız, sadece bir yaş yaşlanır, 20 olursunuz.

Ben 87 yaşındayım ve ben de bir yıl hiçbir şey yapmadan, hiçbir şey üretmeden sırtüstü yatarsam, 88 yaşında olurum.

Herkes bir yılda bir yaş yaşlanır. Bunun için özel bir yeteneğe ihtiyaç yoktur.

Öysa bir yaş daha büyümek için, mutlak bir şeyler yapmak, üretmek, kendini geliştirecek fırsatları bulmak ve kullanmak gerekir ?

Asla pişman olmayın! Biz yaşlılar genelde yaptıklarımızdan değil, yapamadıklarımızdan pişman oluruz çünkü. Ölümden korkan insanlar, pişman olanlardır…

Pişman olmaktan korktukları için hiçbir şey yapmayanlardır”.

Ders yılı sonunda Rose, yıllar önce başlayıp, yaşam mücadelesi içinde ara vermek zorunda kaldığı üniversiteyi Derece ile bitirdi ?

Mezuniyet töreninden bir hafta sonra da, uykusunda huzur içinde öldü.

Cenaze törenine iki binden fazla üniversite öğrencisi katıldı…

*****

Bu hikayeyi kimin yazdığını bilmiyorum.

Ama ben çok sevdim ve paylaşmak istedim ??

 

Bu yazıyı beğendiniz mi? Yeni yazılarım mail adresinize gelsin!