Bittin sen! Bittin!

Bir haftadır canı çok köfte çekiyordu. Her şeyi köfte gibi görmeye başlamıştı. Rüyalarını bile, ızgarada dans eden köfteler süslüyordu :( Evde pişirip, yiyemezdi. Doktoru yasaklamıştı. Her şeyi bırakıp, yakındaki AVM’ nin yolunu tuttu. Orada onu tanıyan birileri var mı diye bakındı. Çok kalabalıktı zaten. Çabucak yiyip, gidecekti ve kimsenin bu kaçamaktan haberi olmayacaktı. Köftelerini aldı. Masaya oturur oturmaz, yemeye başladı. ”Sen bittin. Bittin. Bittin” cümlesiyle elindeki

Devamını Oku

Kazanana ödül yok- Ernest Hemingway

”Ben de çoğu kez zevkle kendimi anlayamıyorum” Hemingway’ı sevmemek mümkün mu acaba? Bence hayır :) Ancak okumazsanız sevmezsiniz. Ama bir romanını veya bir öyküsünü okursanız, tutulup gidersiniz :) Benim lisedeki edebiyat hocam onu eleştirmek ve sevmemek için elinden geleni yapardı. (Ya da bizi kandırırdı). Yok alkolik, yok kadın düşkünü. Olumsuz şeyler bulmak için tepinirken, ”Ama kelime ve diyalog cambazı” der ve ”Okuyun, onu mutlaka okuyun” diye konuyu bağlardı

Devamını Oku

Sokak kedisi Bob

Bazen mucizeler bir kedinin hayatınıza girmesiyle başlar… ”Sokak kedisi Bob”la bir sene önce veteriner kliniğinde tanışmıştım :) Benim de hayatımı misafir olan prensesimin tedavisi için sıramı beklerken, on -on beş sayfa kadar okumuştum kitaptan. O kitabı alıp, sonuna kadar okumak nasip olmadı. Ama bir kaç gün önce internette dolaşırken, film karşıma çıkınca, her şeyi bırakıp seyrettim. İyi ki de seyrettim. İlaç gibi geldi. Gerçek bir hikayeden yola çıkılarak, bundan daha güzel bir

Benzer YazılarSokak Prensesi30Benim adım: Prenses Adımın ne anlamına geldiğini bilmiyorum, ama ”Prenses…Prenses…” diye seslendiklerinde mutluluktan zıplamak geliyor içimden 🙂 Zıplıyorum da, ama bazen. Çünkü birazcık hastayım ve küçücük olduğum için de, hemencecik yoruluyorum :(...

Devamını Oku

Genç bir romancıya mektuplar

”Yaratıcılık başkasından öğrenilmez. Yaratıcı olmanın tek yolu okumak ve yazmaktır. Gerisini insan kendi başına, pes etmeden düşe kalka öğrenir” Mektup biçiminde yazılmış kitapları hep sevmişimdir ben. Hele hele bu mektupların konusu yazıyla ilgiliyse. Ders çalışır gibi okumak farzdır benim için yani :) Bu mektuplarda baş rolde , yok yok ameliyat masasında roman var :) Marıo Vargas Llosa, muhteşem bir gösteri sergilercesine romanı kesip biçiyor, milim milim didikliyor. Bol bol örnekler

Benzer YazılarGönüllü kölelik45”Yazmak, yaşamanın bir biçimidir” Flaubert Bugünlerde okuduğum her şeyi ayna misali kendime çeviriyorum 🙂 Bunu yapmak hem hoşuma gidiyor, hem de hissettiklerim, düşündüklerim, yaptıklarım ve yapmak istediklerimin normal bir şey olduğunu görüyorum....

Devamını Oku

Yeniden başlamak

”Yeniden başlayalım” dedi kadın. ”Yorgunum” dedi adam. ”Sevgisizlik yorar. Ama yapabiliriz. Tekrar başlayabiliriz” dedi kadın. ”İstemiyorum” dedi adam. ”Sen yap! Ben buradayım ve hiçbir yere gitmiyorum nasıl olsa” diye ekledi. ”Seyretmek, hissetmek ve hissettirmek olsaydı keşke” dedi kadın. ”Sevişebiliriz” dedi adam. ”Gölgeler beni ürpertiyor artık. Üşüyorum” dedi kadın. ”Sen bilirsin” dedi adam. ”Güneşi

Devamını Oku