Yazma Sanatı- Stefan King

”Eğer kitap okumaya vaktiniz yoksa, yazı yazacak donanımınız ve de zamanınız da yoktur…” Bu kitabı bu kadar geç keşfetmiş olmam şaşırtıcı. Ama bundan sonra sık sık danışacağım başucu kitaplarımdan biri olacak :) Yazıyla haşır neşir olmak isteyen herkes için de öyle olmalı diye düşünüyorum. Çünkü çok sade, net ve dürüstçe yazı konusu ele alınmış. Yer yer mizah da eklenip, okuyana eylenerek öğrenme şansı vermiş Stefan King. Bu kitapla birlikte onun iç dünyasında olup

Devamını Oku

Kara Cuma

Bulgaristan’da yaşadığım yıllarda, birçok insan ayın on üçü cumaya denk gelirse, onu  Kara Cuma ilan ediyordu ve o gün mutlaka olumsuz veya kötü bir şey oluyordu. Bazılarımız inanırdı buna, bazılarımız inanmazdı. Batıl bir inanç neticede. Olacak bir şey o gün tesadüfen oluyordu işte :) Ama bazen de olumsuzlukların hepsi o güne denk gelince, durup bir düşünüyorduk. Gerçeklik payı olabilir mi diye :) Şimdi ben bütün bunları durup dururken niye hatırladım ve niye yazıyorum… Vallahi bugün

Devamını Oku

Elimde değil işte :(

Son günlerde yazma konusunda çok fazla kafa yoruyorum. Hem de köşeye sıkışacak kadar :( Buna birazcık da gittiğim ”Yaratıcı yazarlık” kursun da etkisi var. Ama ben zaten kendimi bildim bileli neyi, neden, nasıl, niçin ve kimin için yazılması gerektiği konusunda çok kafa yorarım. Bu konuda elime geçen her şeyi okuyup, kendi yolumu bulmaya çalışırım. Çünkü okumaktan sonra benim bu dünyada en çok sevdiğim şeydir yazmak :) Kendimce yazmak ve ilk önce kendim için yazmak. Yazarken her şeyi, herkesi

Benzer YazılarOkumak ve uydurmak50Son yirmi gündür hayatım en çok sevdiğim iki kelime etrafında dönüyor. Yazmak ve okumak. ”Dünyanın en mutlu insanı benim” demek istiyorum, ama beni tanıyanların hemen, ” Meliha, sen zaten hayatın boyunca o...

Devamını Oku

Sen Allah’a inanır mısın

Gözlerini açtığında kendini beyaz bir odada, yatakta yatarken buldu. Etrafı değişik renkte yanıp sönen ışıklarla çalışan aletlerle doluydu. Çıkardıkları sesler bir arı kovanını andırıyordu. ‘’Burası bir hastaneye benziyor. Peki, ama benim burada ne işim var?’’ diye söylendi ve yataktan kalkmaya çalıştı. Bir aletin kablosu çıktı ve alarm çalmaya başladı. Koşarak gelen hemşire, kabloyu tekrar taktı ve aletleri ayarladı. Sonra yanına bir doktor geldi ve onu muayene etmeye başladı. Göz

Devamını Oku

Aşk konuştuğumuzda ne konuşuruz

”Herkesin kalbini duyabiliyordum. Oda karardığında bile hiçbirimizin kıpırdamadan, orada oturarak çıkardığı insan gürültüsünü duyabiliyordum” Ukalalık olarak algılanmasını istemem, ama ben Raymond Carver’in öykülerini okurken bazen, ”Ben de böle yazabilirim”, hatta ”Daha da iyisini yazabilirim” diye düşünürken yakalıyorum kendimi. Hatta bazen daha da ileri giderek, ”Ben bunu böyle yazmazdım. Belki de bu konuyu hiç yazmazdım” diye bile ahkam kesebiliyorum

Benzer YazılarBaharda yine geliriz31”Kendi içini göremeyen, orada ne rezil şeyler olduğunu bilmeyen, kendi içinden çıkamaz…” Bu kitabı tavsiye üzerine okudum. İyi ki de tavsiye edilmiş. Çünkü normalde dikkatimi çekmez ve okumazdım. Kısa kısa cümlelerle,...

Devamını Oku