Balkan efsaneleri- Yordan Yovkov

”Kırlar solgun görünüyor. Dağların uzağında koyu bir sis sürükleniyordu. Kara karga sürülerin gak gak diye çirkin ve uğursuz bağırışları yükseliyor, havayı kaplıyordu” Bulgaristan’da doğup büyüdüğüm için benim edebiyat sevgimin temeline ilk önce Bulgar, sonra...

Devamını Oku

Sait Faik, öykü ve yazmak

”Hep böyle olur. Bir vapur beklerken, iki ayağım bir pabuçta iken yazı yazarım” Sabah sabah beni gülümseten, bana beni hatırlatan bu satırları okuyunca acayip mutlu oldum 🙂 Koskoca Sait Faik usta, normal olduğumu ve...

Devamını Oku

Hırçın Kız- Shakespeare

İtiraf etmeliyim ki liseden beri oturup, doğru dürüst bir oyun okumadım. Okunacak o kadar çok öykü ve roman varken, sıra oyunlara gelemedi bir türlü. Ne büyük bir kayıp. Özellikle de benim için. Çünkü karakter...

Devamını Oku

Bora’nın kitabı

”Ölüm bazen bir tutkuya dönüşür. Dinimiz bir yandan intiharı lanetler, bir yandan da ölümün insanı rahmete, huzura kavuşturan bir düğün gecesi olduğunu yüreğimize kazır” Ağır bir alıntı cümlesiyle yazıma başladığımı farkındayım. Ama romanda ele...

Devamını Oku

Entipüften bir Adam- Anton Çehov

”Kalabalık onun acısını fark etmeden akıp gitmektedir. Acısı korkunçtur, sınırsızdır” Ben kendimi bildim bileli Çehov’a hayranım. Öykü konusunda belki de ilk hocam, ilk üstadımdır. Neticede Rus edebiyatıyla büyüdüm ve Rus edebiyatı sayesinde yazmaya başladım...

Devamını Oku