Elimde değil işte :(

Son günlerde yazma konusunda çok fazla kafa yoruyorum. Hem de köşeye sıkışacak kadar 🙁 Buna birazcık da gittiğim ”Yaratıcı yazarlık” kursun da etkisi var. Ama ben zaten kendimi bildim bileli neyi, neden, nasıl, niçin...

Devamını Oku

Sen Allah’a inanır mısın

Gözlerini açtığında kendini beyaz bir odada, yatakta yatarken buldu. Etrafı değişik renkte yanıp sönen ışıklarla çalışan aletlerle doluydu. Çıkardıkları sesler bir arı kovanını andırıyordu. ‘’Burası bir hastaneye benziyor. Peki, ama benim burada ne işim...

Devamını Oku

Aşk konuştuğumuzda ne konuşuruz

”Herkesin kalbini duyabiliyordum. Oda karardığında bile hiçbirimizin kıpırdamadan, orada oturarak çıkardığı insan gürültüsünü duyabiliyordum” Ukalalık olarak algılanmasını istemem, ama ben Raymond Carver’in öykülerini okurken bazen, ”Ben de böle yazabilirim”, hatta ”Daha da iyisini yazabilirim”...

Devamını Oku

Sen benim herşeyimsin

”Hiçbir acı, hiçbir yara, hiçbir kaza, hiçbir üzüntü seni benden alamaz baba…” Babalık kavramı etrafında dolaşan, muhteşem bir baba-kız ilişkisini anlatan bu filmi seyretmeseydim ve yazmasaydım çatlardım 🙂 ”Çocuk büyütme rehberi” adlı Meksika yapımı...

Devamını Oku

Naylon poşetlere sığdırılmış geçmişler

Yaşlı kadın pencere kenarına oturmuş, ölümün türküsünü söylüyordu. Etrafa baktıkça sesi daha da buruklaşıyordu. Dışarıda durmak bilmeyen bir yağmur yağıyordu. Tek rüzgar ona eşlik ediyordu. Esiyor, esiyor ve her tarafı temizlemek, değiştirmek istercesine sarsıyordu....

Devamını Oku